0

Patavatsız Gecelerin İnsanları..


Patavatsız gecelerin anlamına taşınmak istiyor bedenim.. bırakıp kaçmak istiyorcasına bağırmak, kendimi bile duymamak kimseyi sallamak istemiyorum.
Hatta girdiğiniz odalardan, atmak istiyorum, bütün bedenlerinizi ,sövmek istiyorum, içki şişelerini size fırlatmak istiyorum, arkanızdan sevmiyorum sizleri demek, hiçbiriniz bedeninize giydiğiniz markalı elbiselerin içinde satılan ruh orospularısınız..
Koymuyor hiçbirinize! milletin altına girip sonrada namuslu kesilen ibneler ,fahişelersiniz aynaya bakarken bile, bin kat maskenin altına saklanan, kendi haline ağlayan sonrada napıyorum dercesine sitemkar olan aynı zamanda gene 'de, dayanamayan gecelere veda etmekten korkan, siyah gecelerin kadınlarsınız.Bakın bende ağlamayı biliyorum, canımı acıta acıta yaralıyorum anlamlı veya anlamsız şarkılarda bile ağlamasını becerebiliyorum artık. Ama hala beceremediğim tek şey var bedenimi yok saymayı... gittikçe kendi içime kusmaktan başka bir şey beceremiyorum.. oysa ne çok isterdim, hepinizin üstüne kusmak, sağır olana kadar hepinize bağırmak, sonra arkama bakmadan olduğunca uzağa gitmek, eminim ki sizler var etmeyi bile başaramayacak kadar kendinizden yoksunsunuz, her şeyiniz günlük duygular,günlük hayatlar,günlük sevinçler üstüne kurulu ve de hep öyle kalacak her şeyiniz sınırlı kalıplar ardında...

0 yorum:

Yorum Gönder

Siguiente Anterior Inicio

Memorias

Herkes kendi geçmişini, kalbiyle bildiği bir kitabın sayfaları gibi kapalı tutar ve dostları sadece onun başlığını okuyabilir. Virginia Woolf