0

Düşüncelerim de kaybolmak

Hissedemedikleri mi şimdi şu zamanda ,şu saatte hissediyorum; dönüp durmaktan bedenim yorgun düştü ama yine'de kendimle cebelleşmekten sıkılmadım.. Ama yarım kalmışlıkları yarım bir şekilde bırakmak istemedim gene ve gene alamadım.. tama miyle, tozlanan masanın bir bir tozlarını; yok hayır zor geldiğinden değil sadece yeterince yorgun düştüğümün farkına varmaktan korktum bu sefer ben..sadece düşündüm, evet sadece beynimi iki yana küfredercesine saydırdım..

Bütün dolmuşluklarımı birer birer çıkarıp ,atmak için yeniden hissetmeye çalıştım..İnanma sen bana, ben yazılarımda bile gerçekleri yazamayacak kadar kendimden korkuyorum, tam anlamıyla dökmüyorum, eğer tam anlamıyla sana yansıtsam kendimi, bedenimin iki yana bölüneceğini sanıyorum ve bütün parçalarım birer birer kendini bırakacak gibi yol alacaklarını düşünüyorum,düşün sene o kadar yalnızım ki, kendimden başka sığınacağım bir duvar yokken,kendi kendimi terk edecek kadar şizofren olduğumu düşünüp,yeniden saçmalama seanslarına giriyorum , o sırada ben ben olmuyorum..ben bölüm bölüm değişen kadın oluyorum,her sahnede, başka hayatların konularını yansıtan, değişik şekillerde yutuyorum sahne tozlarını ve zaman zaman,uzun bir süre hazımsızlık yapıyor bu bende, oldukça zor oluyor..Bazen alışmak,varken bir den bire yok olmak ,sanki hiç olmamışsın gibi rüya gibi esen, o yüzden anlıyorum, böle yutkunama mın nedenlerini dönüp durmamın ne kadar iyi bir oyuncu olarak,kendimi sana karşı kaide değersiz bir şekilde sessiz kalmamın,kendimi olan sözümden ileri gidemeyeceğini..

Evet soyutlamaya çalışsam da, seni düşüyorum ve bölece uzuyor..bu düşünceler..Seni bu kadar, çok hissetmeme karşın ,öyle yansıtmama rağmen gene'de sana dökülememem,sessiz ve sakin kalmam ne garip,insanın kendini anlayamaması anlamaya çalışması,ben gibi çok zor bir düşünceden ,karmaşaya kadar yol alıyor..Belki bugün öylece sessiz bir şekilde,sen istemesen de ,kapanacak her şey; ne adım dillenecek dilinde, ne de hissedeceksin en azından ben böyle zannediyorum yada yeniden kaçmaya başladığım izlenimlerini sana yansıtıyorum... (Yanlış zaman,yanlış yerde olsak'da hisler, hissedilenler ,karmaşanın içinde gidip gelmek bile,bir an için başka bir yaşamda aynı yerde olmak gibi,'Rüzgar gibi dalgalıydı'..)Gidiyorum..gidebildiğimce..(kelimelerim karmaşık bir kavram da yuvarlanmak gibidir.. tek tek birleştir..başka bir şey çıkacaktır..)

0

Gün Doğmadan


Sen vardın. Her yerimde sen ,bütün parmak uçlarının izi, bedenimde savaşır bir şekilde dururken bir anlık öfkeyle yok etmek istedim.. Sanki bedenim bütün izleri suyla silenecek gibi geldi, bırakmak geldi kendimi içim dışım bencilleşti görmeksizin sızarcasına hiç ses etmeden, parmak aralarından sıkıca bağlayıp art arda sıralanmasını bekledim cümlelerin, sanki birden her şey dağılır gibi yeniden ,yer yaptın bedenimde.

Bedenim ıssızlaştı,dokunuşlarım gittikçe hızlanmaya başladı.Gündüzler gecelerden, geceler gündüzlerden doğar gibi bana doğru bir basınç uygulamaya başladı. Olmaksızın yeniden başladım bütün haykırışlara ,suskunluğum anlam kazanır mı sevişmelerden, tenime yavaş bir şekilde nefes alamayacak kadar savunmasız kalır mıyım? yoksa her batışın bir açışı var diye bütün kandırmacalar; hep gelip gitmekle mi meşguliyetini sürdürür bilmiyorum, bilmek te istemiyorum..Kaybolan sayfalarımı kesilmeden bu kadar hızlı bir şekilde bulmak beni korkutsa da, devamı gelmeye başlıyor,durmaksızın çeviriyorum devamlı yanmakta olan mumlarım her seferinde sönmekte ısrar etse de, yeniden yakmaya devam ederek, tüketmekten çekinmediğimi görüyorum.

0

Beynim bedenimle savaş içinde..


İnsan beyni aynı savaş alanı gibidir.En çokta hislerinin gidip gelmesi yok olup yeniden kazanılması gibi karma karışık bir kavram ardına saklanan kandırmacalar ardına gelen, kendini çelişkiler içinde boğuk bir şekilde ne yapacağının bilinmezliği içinde kıvranıp durur.
Sanırım bugün benim günüm, kendimi o kadar donuk hissediyorum ki bir çıkış yolu değilde sadece her şeyden birden bire soyutlama mekanizması yaratmış gibiyim, gözlerim derin bir uzaklığa dalıp gidiyor.. beynim ise oldukça dolu olmasına karşın bomboş gibi ,bir şeyleri kurcalamak yerine ,içimden sadece unutmak ve duygularımı hemen yok etmek geliyor.. tıpkı hiçbir şey olmamış gibi boş koymak dibine kadar hemde,ne olur ne olmaz diye düşünmeden aniden sarsılmadan gözlerimin , ellerimin dudaklarımın nasır bağlamasını istiyorum.

Bedenimden geçen dokunuşların anlamını yitirmek ve heyecanımı kaybetmek bir dokunuş gelir, bir dokunuş etkisini kaybedecek mi diye kendimi hırpalarmışım düşüncesini aklımdan silmek, hemde hiç bedenimde ellerinin savaşmadığını, kendimi kandırarak ikna etme çabalarımın bir an evvel yok olmasını beklerken ben ,bunun yetersiz bir şekilde kalacağını elbet tahmin edebiliyorum.Peki yeterli, yetersiz olan kim? yada sorun ne, bağışık bir bedene mi saklanmak olay,kolayca kendini kaptırmadan bir den bire hiç var olmanı görmeden, silik bir şekilde yerin dibine gömülmek mi amaç yoksa ? nedensiz sebepsiz soluk bir yaşam istediklerin ardından kendini alan gibi görüp ,bütün golleri oysa kendi kalene mi atmak amaç, düşündürücü olgular hep beni yorar, üstü silik bir cümle olarak kalsın bu sözler anlam sıfatı henüz koyulmamışken..
Anterior Inicio

Memorias

Herkes kendi geçmişini, kalbiyle bildiği bir kitabın sayfaları gibi kapalı tutar ve dostları sadece onun başlığını okuyabilir. Virginia Woolf